Mucize köpek Kuyu, Sarıl filmiyle ölümsüzleşecek

Ayla filminin senaristi Yiğit Güralp, yeni projesi Sarıl’da, İstanbul Beykoz’daki bir sondaj kuyusuna düşmesinden 11 gün sonra kurtarılan mucize köpek Kuyu’nun hikayesini sinemaya aktarıyor.

eykoz’da geçtiğimiz yıl, 14 Şubat’ı 15 Şubat’a bağlayan gece saatlerinde, düştüğü 70 metrelik sondaj kuyusundan tam 11 gün sonra yoğun bir çaba sonucunda kurtarılan ve ‘Kuyu’ ismi verilen köpek, ülke gündeminde önemli bir yer tutmuş ve milyonlarca insanın ilgi odağı olmuştu. Yaşlısından gencine birçok insanın birlikte verdiği müthiş bir mücadele sonucunda kurtulan Kuyu köpeğin hikayesi şimdi de film oluyor.  Sinema dünyasına Sınav, Uzun Hikaye ve Ayla gibi filmler kazandıran Yiğit Güralp, sinema yolculuğuna dördüncü filmi olan Sarıl ile devam ediyor. Beykoz’dan tüm dünyaya dalga dalga yayılan bu kurtarma öyküsünden ilham alarak beyaz perdeye yansıtılacak filmin detaylarını Güralp ile konuştuk.

Kuyu köpeğin hikayesini film yapmaya nasıl karar verdiniz?
Aslında bir süredir kafamda hayvanlarla ilgili bir film yapmak zaten vardı. Hatta birkaç öykü üzerinde de çalışmıştım. Fakat Kuyu’nun hikayesi, bir anda tüm dikkatimi bu konuya yöneltti. Ufacık bir mahallede başlayıp tüm dünyaya dalga dalga yayılan bu kurtarma öyküsü, milyonlarca insanı olduğu gibi beni de derinden etkiledi ve anlatılması gereken öykü bu diye düşündüm.

İşe nereden başladınız?
Öncelikle yapım aşamasındaki yol arkadaşlarım Emre Oskay ve İlkem Şahin ile bir araya geldik. Sonra projeyi duyurur duyurmaz 11 günlük kurtarma çalışmalarına katılan pek çok insanla bir araya geldim ve yaşanılanları olayın gerçek kahramanlarından dinledim. Bu görüşmeler sürecinin ardından senaryoya başladım ve mayıs sonunda tamamladım. “Sarıl” sadece Kuyu köpeğin kurtuluş hikayesi değil; 11 gün boynunca mücadele eden insanların da öyküsü. Tarihe geçen bu hikaye, aslında birbirinden ilginç insan hikayeleriyle örülü. Kurtarmaya katılan insanlar küçük bir can için mücadele ederlerken, kendi hayatlarıyla ilgili dönüm noktaları da yaşamışlar. Filmde bu öykülere de yer verdim.

Kuyu köpeğin filmi “Sarıl” şu anda hangi aşamada?
Şu an ön prodüksiyon dönemindeyiz. Hikaye bildiğiniz gibi Şubat ayında geçiyor. Filmin her şeyiyle gerçekçi olabilmesi adına sete kışın çıkacağız. Sonbaharda cast ve filmin uluslararası organizasyonu ile ilgili atmamız gereken adımlar tamamlanacak. Şu anki iş planımıza göre, Sarıl 2019’un son çeyreğinde vizyonda olacak.

Filmin adını neden “Sarıl” olarak tercih ettiniz?
Umudu besleyen ve içimizi ısıtacak öykülere ihtiyacımız var. Sarıl, sevgi ve iyilik konusunda iyi bir çatı isim. Sarılmak, insanların ihtiyacı olan bir eylem. Filmin adını Kuyu Köpek de koyabilirdim ama Sarıl, çatıyı aslında biraz daha büyütüyor. Vermek istediğimiz mesajı çok daha iyi yansıtıyor. Ayrıca bu filmi yurtdışında da elimizden geldiği ölçüde izletmek istiyoruz. Dünyada The Hug adıyla gösterimde olacak.

Filmde gerçek Kuyu’yu da görebilecek miyiz?
Evet, her gerçek öyküde olduğu gibi bu filmin sonunda da -Kuyu dahil- hikayenin tüm gerçek kahramanlarını göreceğiz. Filmde rol olacak köpek, 3-4 aylık olacağı için henüz doğmadı. Set boyunca yavru köpeğin ve filmdeki diğer hayvanların uygun şartlarda rol aldığının gözlemlenmesi için hem yerel hem de uluslararası bir denetleme mekanizması olsun istiyorum. Bunların da hazırlıklarını yapıyoruz.

 

“Sarıl” filmi ile seyircide beklediğiniz etki nedir?
“Sarıl” belgesel bir film değil. Daima seyir zevki yüksek bir sinema filmi yapmak isterim, “Sarıl” da tempolu, gülümseten, heyecanlandıran, duygulandıran dolu dolu bir film. Bunu becerebilince geri dönüşler hep iyi oluyor. Öte yandan iyi insanların hala var olduğunu gerçek bir hikaye ile anımsatıyoruz. “Kuyunun Dibinde de Olsan Umudunu Kaybetme” cümlesiyle yola çıkıyor. Filmi izleyen kişilerde iyi bir şeyler yapma duygusunu da tetikleyecektir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bu hikayenin otaya çıkmasında birçok iyi insanın büyük emeği var. Barış Şengün, Şebnem Aslan, Zeynep Arsal, Çetin Güran, Ümit Akyüz, Davut Sarıkurt, Frankfurt’dan Nermin Yener, İtfaiye ve Afad personeli, Bahçeşehir Lisesi Integra ve Adroid robotik takımlarının üyesi olan tüm o kıymetli genç kardeşlerimiz ve okul yönetimi, Magame, Zonguldak’dan gelen TTK ekibinin üyesi kahraman madencilerimiz ve onların gelmesine vesile olan Orhan Hoca, ayrıca Kuyu’nun sahiplenilmesinde ve kurtarma sonrası tedavisinde de büyük rol oynayan Haçiko, sevgili Ömür Gedik ve Okan Oflaz ile çalışma arkadaşları ve bu olayda katkısı olan herkese teşekkür ederim. Tabi en büyük teşekkür de Kuyu Köpeğe, o; ışığı yeniden göreceğini adeta biliyordu ve bize de şunu söylüyor: “Kuyunun dibinde de olsan umudunu kaybetme”.

KAYNAK :http://www.postkolik.com/guzel-haberler/mucize-kopek-kuyu-saril-filmiyle-olumsuzlesecek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir