KARAKALPAKİSTAN

Aslında Kazaklara yakın olan Karakalpak Türk boyunun yaşadığı bölge olan Karakalpakistan 1925 yılının Nisanı’nda o devirdeki Kazak Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin bir muhtar bölgesi durumunda idi. Ancak bu muhtar bölge 20 Temmuz 1930’da RSFSC’ye devredildi.

İki yıl sonra (20 Mart 1932) Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti statüsünü kazandı ve Aralık 1936’da Özbek SSC’ye dahil edildi. Böylece bir zamanlar Kazak Cumhuriyeti’ne dahil olan Karakalpakistan bugün Özbekistan’a aittir.

Nüfus

Karakalpakistan’ın yüzölçümü 165.000 km2 olup, başkenti, Nukus’tur. 1989 nüfus sayımına göre Karakalpak Muhtar Cumhuriyeti’nin nüfusu 1.212.207’ye ulaşmıştır. Karakalpakistan’daki nüfus dağılımı ise Tablo 23’teki gibidir.

1989 nüfus sayımına göre toplam nüfusları 411.187’e ulaşan Karakalpaklar %91,8’i kendi cumhuriyetlerinde yaşamalarına rağmen burada Özbeklerle aynı orana (%32) sahip olup ülkede çoğunluğa sahip değildirler. Bu durum onlar adına kurulan muhtar cumhuriyetin sunî bir kuruluş olduğunu gösterir. Kendilerini Kazaklara yakın hissettikleri halde Karakalpak Muhtar Cumhuriyeti’nde %58,3’lik bir orana, Özbeklere yakın hissettikleri takdirde ise %65’lik bir orana ulaşmaktadırlar. Kısaca Karakalpakistan konusu ileriki tarihlerde bir sürtüşme nedeni olacağa benzemektedir.

Karakalpakistan’ın diğer mühim sorunu ise dünyanın en büyük ekolojik probleminin yaşadığı Aral gölü teşkil etmektedir. Karakalpaklar’da İslam dininin sünni fıkıh mezheplerinden biri olan Hanefi (Arapça: الحنفية veya المذهب الحنفي) yaygındır. Ancak, onların İslam dinini benimsemeleri tam dönem olarak bilinmesede, diğer etnik grublar gibi 10. ve 13. yüzyıllar arasında olası daha uygundur.

Karakalpak Adı

Karakalpak “Kara” ve “kalpak” kelimenin birleşmesinden oluşur. Tarihçi Reşidüddin Hamedani (Farsça: رشیدالدین فضل‌الله همدانی , Rashid ad-Din Fadhlullah Hamadani)’ye göre Karakalpak Türkleri Moğol işgalinde “Kavm-i külah-i siyah” (kara külahlı kabile) diye bilinirdi.

Ortaçağın erken dönemlerinde Karaborkli boyu Aral Gölü yakınlarındaki Peçenek boyu olarak görünüyor. İlmi eserlerde Karaborkli, Karakalpak ve Siyah Kulahan (Siyah şapkalılar) adının aynı anlama geldikleri yazılmıştır. Eski Rus yıllıklarında çorniye klobuki, Arap kaynaklarında karabörklü olarak anılmışlardır.

Günümüzde Karakalpak adıyla bilinen halk, tarihi kaynaklarda bu isimle ilk olarak ancak XVI. yüzyıl sonunda (1578) bahsedilir.

Tarihçe

Uzun yıllar Kazaklarla da iç içe yaşayan Karakalpaklara ilişkin tarihi kayıtlar ancak 16.yüzyıla kadar iner. Eski yurtlarının Kazan ve Astrahan arasındaki Volga kıyıları olduğu, oradan Amuderya çevresine göç ettikleri bildirilmektedir. 18. yüzyılda Amuderya yöresine yerleşen Karakalpaklar , Özbekler ve Kazaklar dışında bölgede az sayıda Türkmen ve Rus azınlıkları da yaşamaktadır.

Karakalpakistan, 1936 yılı Aralık ayında Özbekistan’a katılmıştır. 1 Aralık 1990′da Cumhuriyet Yüksek Konseyi tarafından Karakalpakistan’ın özerkliği kabul edilerek Özbekistan’ın ilk ve tek özerk cumhuriyeti olduğu onaylanmıştır. Kentlerde oturanların oranı % 48 dolayındadır. Başlıca kentler Nukus, Hoceyli, Biruni, Tahyataş, Çimbay, Turtkul ve Altıkıl’dır.

Ekonomi

Anayasa çerçevesinde demokratik bir ülke olan Özbekistan’ın tecrübesine uymayı taahhüt eden Karakalpakistan, aynı zamanda piyasa ekonomisi politikasını gerçekleştirme yolundadır. Ekonomi büyük ölçüde tarıma dayanır. Sınırlı sanayi sektörü hafif imalat kuruluşları, petrol işleyen rafineriler, Hoceyli’deki tersaneyi, kireçtaşı, alçı, asbest, mermer ve kuvarst kaynaklarını kullanan çok sayıda yapı malzemesi fabrikası ve Tahyataş’taki enerji santralından ibarettir.

Pamuğun yanısıra yonca, pirinç ve mısır yetiştirilir. Kızılkum çölünde sığır ve karakul koyunu beslenir. Çiftçilerin büyük çoğunluğu ipek böcekciliği ile uğraşmaktadır. Karakalpakistan , pamuk yetiştirme ve pirinç üretiminde önde gelen bir bölgedir. Özellikle tarım ürünleri ve zengin mineral ve hammadde kaynaklarına bağlı olarak çeşitli sanayii dalları bulunmaktadır.

Edebiyat

Ünlü Mahtumkulu (Türkmence: Magtymguly, Farsça: مخدومقلی فراغی , Makhdumqoli Faraghi‎) Türkmen şairin güçlü şiirlerii, sadece Türkmen şairlerine tesir etmemiş; Berdak (Karakalpakça: Berdaq G’arg’abay ulı), Acıniyaz (Karakalpakça: A’jiniyaz Qosıbay ulı) ve Gunhoca gibi XIX. yüzyıl Karakalpak şairlerini de etkilemiştir. Mahtumkulu’nun şiirlerinin çoğunu Berdak ve Aciniyaz, Karakalpak Türkçesine aktarmışlar; bu şiirler, halk arasına yayılmış ve sonradan bazıları Karakalpak şairlerinin şiirleriyle karıştırılır hale gelmiştir. Bunların çoğu, halk arasında Acıniyaz’ın ve Berdak’ın şiirleri olarak bilinmektedir. Şöhreti Karakalpaklar arasında yayılmış olan Mahtumkulu’nun şiirleri, Karakalpak düğünlerinin türküsü ola gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir